Bir'in İçindeki Çokluk

Ana Sayfa MakalelerBir'in İçindeki Çokluk

Birlik Yakarışı 
O Bir'e doğru
Sevginin, ahengin ve güzelliğin odağına;
Tek Bir Varlık Olana;
Üstadımızı somutlaştıran,
Yol gösterici Öz
Ve aydın ruhlarla birlikte.
Bir'in içinde her şeyin aynı olması diye bir şey yoktur; hiçbir kimse aynı olmadığı gibi, Bir aynı zamanda tek bir bütündür. Bunu kavradığımız zaman hem kendimizin hem de dünyanın sıkıntıları içimizde çözülmeye başlar. Birliğin içinde farklılık vardır, ama o farklılığın içinde bencillik yoktur. Benlik değil, birlik vardır. Benlik, dış boyuta çıktığımız zaman gelişir. İç boyutun içinde sadece birlik vardır. Birlikte kime sorarsanız sorun, "Birliğe, Bir'e aidim" der. Birlik demek farklılık yok demek değildir. Aynen bedenimiz gibi. Bedenimiz bir birlik içindedir. Eğer içeride akciğerle karaciğer sen aksın, ben karayım diye  kavga ediyor olsaydı, yaşayamaz, varlık olamazdık. Birlikte kavga yoktur; birbirine saygıyla bakma vardır. Biri diğerine baktığı zaman karşısındakini görür; ama hiçbir zaman Bir'den farklı olarak görmez.
   
"Üst-adımızı somutlaştıran." Üst ve ad, üstümüzdeki isimlerimiz anlamına geliyor. Burada üst-adımız en aşağıdan üç ayrı anlama geliyor. Süzüg sahada daima üstümüzde daha büyük isimler vardır. Bir de kendi isimlerimiz vardır. Üstümüzde de bir "üst" vardır. Onu kadimler "Ata" diye adlandırmaktadır. " Üstadımızı somutlaştıran" atamızı somutlaştıran anlamına gelmektedir. Somutlaşma varlık haline, bedenleşme, şekillenme anlamlarına gelmektedir. İbn-i Arabî der ki; "Bedenle birlikte, Yaradan hisseder. Bedenlenme aynı zamanda bizim varlık olarak ortaya çıkmamızı sağlar." Bunun için "Üst-adımızı somutlaştıran.", yani tek insanı, insanlığı ve bizi biçimlendiren diye de anlayabiliriz.
           
Ardından "Yol gösterici Öz" diyoruz. Bunu "Kılavuz ruh" diye de çevirebiliriz. Ancak kılavuz ruh tam olarak anlatmak istenileni ifade etmiyor. Birçok yerde, İngilizce olan aslında "spirit" sözcüğü yüzünden böyle çeviriler yapılmıştır. Yol gösteren öz demek daha doğru olmaktadır, çünkü sonunda tek bir Öz vardır. Hepimizin bir özü vardır. Yol gösterici öz dediğimiz zaman, bir üstümüzdeki yine yol gösterir. Ben bu yoldan geçtim, siz de böyle geçin diye bize hatırlatıyor. Süzüg saha böyledir, orada her şey el ele, birbirine bağlıdır. Buna doğal basamak demekteyiz. "Basamak" merdiven demektir; Bra-Türkçe'de ise "akan sevgi gücü" anlamındadır; yaşamı ve yaşayanları birbirine bağlar. Günümüzde bu kelimeye hiyerarşi diyoruz. Süzüg sahada hiyerarşi vardır; bu da dinlerde, toplumlarda, kültürlerde yanlış anlaşılıp, yanlış uygulanıyor. Güzel bir örnek vermek istersek orduyu ele alalım. Orduda basamaklar (hiyerarşi) olmazsa ordu düzgün çalışamaz. Bir generalin, askerin, erin olması lâzımdır. Ama general tabii ki erine saygı gösterecek, kendini onun yerine koyacaktır. Vaktiyle erliği yaşamamış olan bir asker hiçbir zaman başarılı bir general olamaz. Mustafa Kemal ve arkadaşları Kurtuluş Savaşında bunu yapmışlar; erlerle birlikte savaşmışlardır. Hiçbiri köşkünde oturup, siz gidin, savaşın gelin, dememiştir. Esas hiyerarşi budur. Süzüg saha da bu şekildedir. Üzüldüğümüz zaman, bize bir haksızlık yapıldığı zaman, yukarısı da onu hisseder. Eğer başarılı olur, güzel bir şey yaparsak; süzüg saha onu da hisseder, o da sevinir. Çünkü birbirimize daima bağlıyız, birlikte aynı olayı farklı boyutlarda yaşıyoruz...
           
Günümüzde, 5000 sene önce de var olan bazı uygulamalar vardır. Örneğin ölen kimsenin arkasından konuşmayız. Ölen kimse bir büyükse, büyük bir isim koyarız, sevgiyle anarız ve onun yolculuğunun ilerlemesini isteriz. Çünkü o yolculuğunda ilerlediği zaman biz de ilerleriz. Onun için atalarımıza kötü söz söylemeyiz, söylettirmeyiz veya söyleneni duymayız. Süzüg hayatı anladığımız zaman herkesi saygıyla anarız.  Bu, hem kendimize hem de tüm yaşama saygılı olmaktır. Onun için burada "yol gösterici Öz" diyoruz. Yani bu bir basamaktır. Akan sevgi gücü, bize devamlı yol gösterir. Ardından "Aydın ruhlarla birlikte" demekteyiz. Aydın ruhlar, artık dış boyuttadır. Dış boyut gördüğümüz fizik veya süzüg olabilir. Hepsi, o Bir'i temsil eder.
    
İşte Birlik Yakarışının aslı budur. Derin bir anlamı vardır. Doğru imgelemeye başladığımız zaman biz de o birliğe olan bağlılığımızı hissederiz. Hz İnayet Han; onu önce fizikte görün, der. Fizikte güzeli görmeye gayret edin, fizikte sabredin, dayançlı olun. Birbirinizin hatasına, eksikliğine, fazlalığına burada dayanın ki ahenge ulaşalım, ahenginizi koruyalım diyor. Ahenk bozulmadığı zaman veya kurulduğu zaman sevgiye ulaşmış oluyoruz. Çünkü her şeyin aslı sevgidir, her şey sevgiden yaratılmıştır. Yaradan Sevgi’dir, Seven’dir, Sevilen’dir.

Uzm. Dr. Mehmet Kasım
Kişisel Gelişim Danışmanı